
ASD Haber Merkezi
Güney Atlantik’te seyreden bir seyahat gemisinde 4 Mayıs tarihinde doğrulanan hantavirüs enfeksiyonu sonrası 3 kişinin yaşamını yitirmesi, dünya genelinde “Yeni bir salgın mı geliyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar ise panik yerine bilinçli olunması gerektiğine dikkat çekiyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre hantavirüs, çoğunlukla enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas sonucu insanlara bulaşıyor. Virüs bazı hastalarda ciddi solunum, kalp ve böbrek sorunlarına yol açabiliyor.
Kapalı Alanlar Risk Taşıyor
İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Saliha Ayan, özellikle uzun süre kapalı kalan ve yeterince havalandırılmayan alanlarda riskin arttığını belirtti.
Depolar, ahırlar, kilerler, bağ evleri ve kullanılmayan yazlıkların dikkat edilmesi gereken alanlar arasında olduğunu söyleyen Ayan, temizlik sırasında virüs içeren partiküllerin havaya karışabileceğini ifade etti.
İnsandan İnsana Bulaş Her Türde Görülmüyor
Uzmanlara göre hantavirüs toplum içinde kolay yayılan bir enfeksiyon değil. Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamalarına göre yalnızca Andes virüsü adı verilen hantavirüs türü, insandan insana bulaş gösterebiliyor.
Dr. Saliha Ayan, “Bugüne kadar insandan insana bulaş esas olarak Güney Amerika’da görülen Andes virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle Arjantin ve Şili’de bildirilen vakalarda yakın ve uzun süreli temas sonrası sınırlı bulaş gösterilmiştir. Avrupa ve Asya’da görülen hantavirüs türlerinde ise insandan insana bulaş kanıtlanmamıştır” dedi.
Belirtiler Grip ile Karıştırılabiliyor
Hantavirüs belirtileri, virüsle temas sonrası 1 ila 8 hafta içinde ortaya çıkabiliyor. İlk dönemde görülen ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi şikâyetler çoğu zaman grip ile karıştırılıyor.
Hastalığın ilerleyen aşamalarında ise öksürük, nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi, tansiyon düşüklüğü, kanama bozuklukları ve böbrek yetmezliği gibi ağır tablolar gelişebiliyor. Uzmanlar, özellikle kemirgen teması bulunan kişilerde açıklanamayan ateş ve nefes darlığı durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor.
Kesin Tedavi ve Aşı Henüz Yok
Hantavirüs enfeksiyonuna karşı etkinliği kesin olarak kanıtlanmış özel bir antiviral tedavi bulunmuyor. Hastaların yakın takip edilmesi ve destekleyici tedavilerin uygulanması gerekiyor. Ağır vakalarda yoğun bakım tedavisi gerekebiliyor. Günümüzde hantavirüse karşı geliştirilmiş yaygın bir aşının da bulunmadığı belirtiliyor.
Korunmak İçin Nelere Dikkat Edilmeli?
Uzmanlar, hantavirüsten korunmada çevre temizliğinin kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle kemirgenlerin yaşam alanlarına girişini engellemek, riskli alanları havalandırmak ve kemirgen dışkısı bulunan bölgeleri süpürmek yerine nemlendirerek temizlemek gerekiyor.
Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, depo çalışanları ile ahır ve kiler temizliği yapan kişilerin daha dikkatli olması gerektiği belirtilirken, temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılması tavsiye ediliyor

Çocuk Kalbini Tehdit Eden 9 Etken
