
16 Ağustos 2026 Pazar

Aksaray’ın tanınmış iş insanlarından ve Kanal68 Televizyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Oflaz’ın oğlu Hasan Oflaz ile Sevda Eğerci, düzenlenen görkemli düğün töreniyle hayatlarını birleştirerek dünya evine girdi.
Uzun süredir devam eden birlikteliklerini evlilikle taçlandıran Hasan Oflaz ve Sevda Eğerci’nin bu mutlu gününde aileleri, yakınları, dostları ve çok sayıda davetli genç çifti yalnız bırakmadı.
Aksaray’daki bir düğün salonunda gerçekleştirilen düğün töreni, renkli ve coşkulu görüntülere sahne oldu. Oflaz ve Eğerci ailelerinin evlatlarının en özel günlerinden birini yaşadığı gecede, davetliler de genç çiftin mutluluğuna ortak oldu.
Düğün törenine Aksaray Bağımsız Milletvekili Ramazan Kaşlı’nın yanı sıra siyasiler, iş dünyasından isimler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, aile yakınları, dostları ve çok sayıda davetli katıldı.
Salonun davetlilerle dolduğu gecede Hasan Oflaz ve Sevda Eğerci, kendileri için hazırlanan özel gecede mutluluklarını sevdikleriyle paylaşmanın heyecanını yaşadı.
Oflaz ve Eğerci aileleri açısından da ayrı bir önem taşıyan düğün töreninde, iki ailenin mutluluğu ve heyecanı gözlerden kaçmadı. Genç çiftin evlilik yolunda attığı bu önemli adım, aileleri ve sevenleri tarafından büyük bir sevinçle karşılandı.
Düğün boyunca davetliler genç çifti tebrik ederek mutluluk dileklerini iletirken, Hasan Oflaz ve Sevda Eğerci de kendilerini bu özel günlerinde yalnız bırakmayan tüm davetlilere teşekkür etti.
Gecede aileler ve davetliler bol bol hatıra fotoğrafı çektirirken, genç çiftin mutluluğu salona da yansıdı. Düğün töreni, davetlilerin katılımıyla renkli görüntülere sahne olurken, Hasan ve Sevda çiftinin hayatlarındaki yeni başlangıcı sevdikleriyle birlikte kutlandı.
Aksaray’ın tanınmış ailelerinden Oflaz ve Eğerci ailelerini bu özel günlerinde bir araya getiren düğün töreni, güzel temenniler ve iyi dileklerle sona erdi.
AKSARAY SON DAKİKA Haber Merkezi ailesi olarak, hayatlarını birleştirerek evlilik yolunda ilk adımlarını atan Hasan Oflaz ve Sevda Eğerci çiftine bir ömür boyu sağlık, huzur, mutluluk ve sevgi diliyor; Oflaz ve Eğerci ailelerini tebrik ediyoruz.
Genç çiftin mutluluğunun bir ömür boyu sürmesini temenni ediyoruz.

Özel Haber: AKSARAY SON DAKİKA Haber Merkezi
Mahkumlar ve yakınları; içme ve kullanım suyuna erişimde yaşanan sorunlar, kişisel temizlik malzemelerinin yetersizliği, sağlık koşulları ve dilekçe veren mahkumların baskı ve tehdit gördüğü yönündeki iddialarının araştırılmasını istedi.
Mahkumlar, yetkililerin cezaevine gelerek sorunları doğrudan kendilerinden dinlemesini talep ederken, “Bizler burada cezaevi idaresinin kölesi değiliz. Cezamızı çekiyoruz. Ancak cezamızı çekerken insan onuruna yakışır şartlarda yaşamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Vali Bey Gelsin, Sorunlarımızı Yerinde Dinlesin”
Aksaray Açık Cezaevi’nde yaşadıklarını öne süren mahkumlar, sorunların yalnızca dilekçeler ve resmi başvurular üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Mahkumlar, Aksaray Valisi Murat Duru’nun cezaevini ziyaret ederek kendileriyle görüşmesini isterken, yaşadıkları sorunların yerinde görülmesini talep etti.
Mahkumların iddialarına göre özellikle su konusunda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bazı mahkumlar, günlük su kullanımının oldukça sınırlı olduğunu ve insanın temel ihtiyaçları açısından hayati önem taşıyan suya yeterli süreyle ulaşamadıklarını ileri sürdü.
Mahkumlar, “İnsan için hayati önem taşıyan su günde yarım saat veriliyor” iddiasında bulunarak, bu durumun özellikle kişisel temizlik ve hijyen açısından büyük sıkıntılara neden olduğunu ifade etti.
“Temizlik Malzemelerine Ulaşmakta Zorlanıyoruz”
Mahkumların gündeme getirdiği bir diğer konu ise kişisel temizlik ve hijyen malzemeleri oldu.
Mahkumlar ve yakınları, cezaevinde kişisel temizlik açısından ihtiyaç duyulan bazı malzemelerin yeterli olmadığını öne sürerek, hijyen koşullarının iyileştirilmesini istedi.
Cezaevinde bulunan kişilerin kapalı ve toplu yaşam alanlarında kaldığına dikkat çeken mahkumlar, temizlik ve hijyen konusunda yaşanabilecek herhangi bir sorunun kısa sürede çok sayıda kişiyi etkileyebileceğini belirtti.
Mahkumlar, “Bizler de insanız. Cezamızı çekiyoruz ancak temel ihtiyaçlarımızın karşılanmasını ve insan onuruna uygun şartlarda yaşamayı istiyoruz” diyerek yetkililere seslendi.
“Dilekçe Veren Mahkumlar Tehdit Ediliyor” İddiası
Mahkumların gündeme getirdiği en ciddi iddialardan biri ise sorunlarını dilekçeler aracılığıyla yetkililere bildiren mahkumların baskı ve tehdit gördüğü yönündeki iddialar oldu.
Bazı mahkumlar, yaşadıkları sorunları resmi yollarla dile getirmek istediklerini ancak bunun kendileri açısından çeşitli sıkıntılara yol açtığını ileri sürdü.
Mahkumlar, ceza infaz kurumlarında bulunan kişilerin yasal hakları kapsamında başvuru ve şikâyetlerini ilgili makamlara iletebilmesi gerektiğini belirterek, herhangi bir mahkumun dilekçe verdiği için baskı altında bırakılmaması gerektiğini savundu.
Bu iddiaların bağımsız şekilde araştırılmasını isteyen mahkumlar, yetkililerin cezaevinde bulunan kişilerle doğrudan görüşmesini istedi.
“Bizler Teröristlerden Daha Kötü Olamayız”
Mahkum ve mahkum yakınlarının gündeme getirdiği bir diğer konu ise TBMM’de görüşülen ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak ifade edilen düzenlemeler oldu.
Mahkumlar, söz konusu düzenlemeler kapsamında adli mahkumlara yönelik herhangi bir düzenleme yapılmadığını düşündüklerini belirterek tepki gösterdi.
Kendilerinin de devletin vatandaşı olduğunu ifade eden bazı mahkumlar, terör suçlarından hükümlü kişilerle adli suçlardan hükümlü kişilerin farklı hukuki statülere sahip olduğunu kabul etmekle birlikte, cezaevi koşulları ve temel insan hakları bakımından tüm mahkumların insan onuruna uygun koşullarda tutulması gerektiğini savundu.
Mahkumlar, “Bizler teröristlerden daha kötü olamayız. Bizler de insanız” sözleriyle taleplerini dile getirdi.
Milletvekili Turan Yaldır’a Çağrı
Mahkumlar ve mahkum yakınları, özellikle İYİ Parti Aksaray Milletvekili Turan Yaldır’a çağrıda bulundu.
Yaldır’ın cezaevine gelerek mahkumların sorunlarını dinlemesini isteyen mahkumlar, yaşadıklarını doğrudan bir milletvekiline anlatmak istediklerini ifade etti.
Mahkumlar, “Aksaray’ın tek çalışkan vekili Turan Yaldır’ın buraya gelerek bizlerin sıkıntılarını duymasını ve Meclis’te dile getirmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Mahkumlar, milletvekilinin cezaevi koşullarını yerinde görmesinin ardından sorunların çözümü için ilgili bakanlıklar ve TBMM nezdinde girişimde bulunmasını talep etti.
“Cezaevinde Kuduz Hastalığı Artıyor” İddiası
Mahkumların gündeme getirdiği en dikkat çekici iddialardan biri de sağlık koşullarıyla ilgili oldu.
Bazı mahkumlar, cezaevinde kuduz vakalarının ya da kuduz riski oluşturabilecek hayvanlarla ilgili sorunların arttığını ileri sürdü.
Bu iddianın özellikle sağlık açısından araştırılması gerektiğini belirten mahkumlar, yetkililerden cezaevindeki sağlık ve hijyen koşullarının denetlenmesini istedi.
Mahkumlar, sağlıkla ilgili iddiaların yalnızca cezaevi yönetimi tarafından değil, gerekli görülmesi halinde ilgili sağlık kurumları tarafından da incelenmesini talep etti.
“Sorunlarımızı Dinleyecek Bir Yetkili İstiyoruz”
Mahkumlar, taleplerinin ayrıcalık istemek anlamına gelmediğini belirterek, yalnızca temel insan haklarına uygun koşullarda yaşamak istediklerini ifade etti.
Mahkumların talepleri arasında;
gibi başlıklar yer aldı.
Mahkumlar, özellikle Aksaray Valisi Murat Duru’nun cezaevini ziyaret ederek kendileriyle görüşmesini istedi.
“Cezamızı Çekiyoruz, İnsanlığımızı Kaybetmedik”
Mahkumların açıklamalarında en fazla öne çıkan ifadelerden biri ise “Bizler de insanız” oldu.
Cezaevinde bulunan kişilerin işledikleri suçlar nedeniyle cezalarını çektiğini ancak temel insan haklarından mahrum bırakılmamaları gerektiğini belirten mahkumlar, “Bizler burada cezaevi idaresinin kölesi değiliz. Cezamızı çeken mahkumlarız. Bizlere insanlık dışı muameleler yapılmamalı” ifadelerini kullandı.
Mahkumlar, taleplerinin siyasi bir amaç taşımadığını, doğrudan yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik olduğunu savundu.
Gözler Yetkililerde
Aksaray Açık Cezaevi’nde bulunduğu ileri sürülen sorunlarla ilgili mahkum ve yakınlarının açıklamalarının ardından gözler Aksaray Valiliği, cezaevi yönetimi ve ilgili kurumlara çevrildi.
Mahkumların gündeme getirdiği su, hijyen, sağlık ve dilekçe hakkıyla ilgili iddiaların yetkili kurumlar tarafından araştırılıp araştırılmayacağı merak konusu oldu.
Mahkumlar ise taleplerinin karşılanması için özellikle Aksaray Valisi Murat Duru ve İYİ Parti Aksaray Milletvekili Turan Yaldır’dan destek beklediklerini ifade etti.
Mahkumlar, “Vali bey gelsin, sorunlarımızı dinlesin. Milletvekilimiz Turan Yaldır gelsin, bizi dinlesin. Bizler de insanız” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

Özel Haber: AKSARAY SON DAKİKA Haber Merkezi
Aksaray Açık Ceza İnfaz Kurumunda yaşandığı öne sürülen sorunlarla ilgili mahkum ve mahkum yakınlarından gelen iddialar, cezaevindeki koşullara ilişkin ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Mahkumların iddiasına göre kurumda su, temizlik, kişisel hijyen, dilekçe hakkı ve idari uygulamalar konusunda uzun süredir çeşitli sıkıntılar yaşanıyor. Özellikle mahkumlara gün içerisinde yalnızca yaklaşık yarım saat su verildiği, bu nedenle bazı mahkumların haftalar boyunca sağlıklı şekilde banyo yapamadığı öne sürülüyor.
Haber merkezimize ulaşan mahkum ve mahkum yakınlarının iddiaları bununla da sınırlı değil.
“Yarım Saat Su Yetmiyor, Banyo Yapamıyoruz” İddiası
Aksaray Açık Ceza İnfaz Kurumunda mahkumlara günlük olarak sınırlı süreyle su verildiği iddia ediliyor. Mahkumlar, özellikle sıcak yaz günlerinde yarım saatlik su süresinin kişisel temizlik açısından yetersiz kaldığını, bu nedenle ciddi hijyen sorunları yaşandığını öne sürüyor.
İddialara göre bazı mahkumlar haftalardır düzenli olarak banyo yapamadıklarını ifade ediyor. Ceza infaz kurumlarında kişisel temizlik ve hijyen, yalnızca mahkumların konforuyla ilgili bir konu değil; insan onuru, sağlık ve yaşam koşulları açısından da doğrudan önem taşıyor.
Bu nedenle ortaya atılan iddiaların yalnızca “cezaevi içerisindeki bir uygulama” olarak görülmemesi, yetkili makamlar tarafından araştırılması gerektiği değerlendiriliyor.
Lavabolarda Sabun ve Temizlik Malzemesi Yok mu?
Mahkumların bir diğer iddiası ise lavabolardaki hijyen koşullarıyla ilgili. İddiaya göre bazı ortak kullanım alanlarında sabun ve kişisel temizlik malzemelerinin yeterli olmadığı öne sürülüyor. Mahkum yakınları, kapalı ve toplu yaşamın sürdürüldüğü bir ortamda temizlik malzemelerinin yetersiz olmasının sağlık açısından da risk oluşturabileceğini belirterek yetkililerden denetim yapılmasını istiyor.
Burada kritik soru ise şu:
Cezaevindeki mahkumların temel hijyen ihtiyaçları yeterli şekilde karşılanıyor mu? Bu sorunun cevabının yalnızca kurum yönetiminden değil, gerektiğinde bağımsız denetim mekanizmalarından da alınması gerekiyor.
Dilekçe Veren Mahkumlar Tehdit Ediliyor mu?
İddiaların en dikkat çekici bölümünü ise mahkumların şikâyet ve dilekçe hakkını kullanmaları oluşturuyor. Haber merkezimize ulaşan mahkumların iddiasına göre, yaşadıkları sorunların savcılığa ulaştırılması amacıyla dilekçe veren bazı mahkumlara, kapalı ceza infaz kurumuna gönderilme veya farklı yaptırımlarla karşılaşma yönünde sözlü tehditlerde bulunulduğu öne sürülüyor.
İddialara göre bazı mahkumlar, cezalarının bitmesine kısa süre kalması veya mevcut koşullarının daha da ağırlaşmasından endişe etmeleri nedeniyle şikâyetçi olmaktan vazgeçiyor. Eğer bu iddialar doğruysa, konu yalnızca su veya temizlik problemi olmaktan çıkıyor.
Ortada çok daha temel bir soru ortaya çıkıyor:
Mahkumlar, haklarını aradıkları için baskı altında mı tutuluyor?
Bir mahkumun yaşadığı sorunu ilgili makamlara bildirmesi nedeniyle herhangi bir şekilde baskı görmesi veya tehdit edildiğini hissetmesi, mutlaka araştırılması gereken son derece ciddi bir iddiadır.
“Şikâyet Edersen Kapalıya Gönderilirsin” İddiası
Mahkumların iddiasına göre bazı dilekçeler konusunda kurum içerisinde baskı oluşturulduğu ve mahkumlara çeşitli yaptırımlarla karşılaşabileceklerinin söylendiği öne sürülüyor.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Bu iddiaların doğruluğunun ortaya çıkarılması için mahkumların ifadelerinin yanı sıra dilekçelerin, kurum kayıtlarının, tutanakların ve varsa kamera görüntülerinin incelenmesi gerekiyor.
Çünkü bir mahkumun dilekçe vermekten vazgeçmesine neden olacak şekilde baskı uygulanıp uygulanmadığı, yalnızca sözlü iddialarla değil, yapılacak kapsamlı incelemeyle ortaya konulabilir.
“Gölgede Oturdular” Diye Tutanak mı Tutuldu?
Cezaevinde yaşandığı öne sürülen bir başka olay ise bugün meydana geldi. İddiaya göre 5 mahkumun gölgede oturması nedeniyle haklarında tutanak tutulduğu öne sürüldü.
Söz konusu tutanağın hangi gerekçeyle düzenlendiği, mahkumların hangi kuralı ihlal ettiği ve olay sırasında tam olarak ne yaşandığı ise henüz netlik kazanmış değil. Eğer yalnızca sıcak hava nedeniyle mahkumların gölgede oturması tutanak konusu olduysa, kamuoyunun cevap beklediği soru açık:
Mahkumların gölgede oturması hangi disiplin kuralının ihlali olarak değerlendirildi?
Elbette kurum yönetiminin kendi disiplin kuralları ve güvenlik gerekçeleri bulunabilir. Ancak düzenlenen tutanağın gerekçesi kamuoyundaki soru işaretlerini giderecek şekilde açıklanmalıdır.
Öğle Yemeği Öncesi Sıcakta İki Saat Bekletiliyorlar mı?
İddiaların bir diğer boyutu ise mahkumların öğle yemeği için bekletilmesi. Mahkumların anlatımına göre, öğle yemeği saatlerinde sıcak havanın en yoğun olduğu saatlerde yaklaşık iki saat boyunca dışarıda bekletildikleri ve bunun “sayım” gerekçesiyle yapıldığı öne sürülüyor.
Ağustos ayının kavurucu sıcaklarında, insanların uzun süre güneş altında veya yüksek sıcaklığa maruz kalan alanlarda bekletilip bekletilmediği de ayrıca araştırılması gereken bir konu. Eğer sayım veya güvenlik prosedürü nedeniyle bekleme yaşanıyorsa, bu uygulamanın süresi, yöntemi ve mahkumların sıcak hava koşullarından korunması için alınan önlemler kamuoyuna açıklanmalıdır.
Çünkü güvenlik gerekçesiyle yapılan her işlemin aynı zamanda insan sağlığı ve insan onuru gözetilerek uygulanması gerekir.
İddialar Doğruysa Sorumlular Hesap Vermeli
Ortaya atılan iddiaların tamamı son derece ciddi. Yarım saat su verilmesi, haftalarca banyo yapılamaması, temizlik malzemelerinin yetersizliği, dilekçe veren mahkumların tehdit edildiği iddiası, tutanak uygulamaları ve sıcak altında uzun süre bekletilme…
Bunların her biri ayrı ayrı incelenmesi gereken konular.
Ancak özellikle dilekçe veren mahkumların baskı gördüğü iddiası, diğer tüm iddialardan daha farklı bir boyut taşıyor. Çünkü mahkumların da hukuken sahip oldukları haklarını kullanabilmeleri, yaşadıkları sorunları ilgili makamlara iletebilmeleri ve şikâyetlerini herhangi bir baskı altında kalmadan dile getirebilmeleri gerekiyor.
Savcılık ve Yetkili Kurumlara Çağrı
Aksaray Son Dakika olarak yetkili makamların bu iddiaları dikkate alarak gerekli incelemeyi yapmasının kamuoyu açısından önemli olduğunu düşünüyoruz.
İddiaların doğru olup olmadığı;
İlgili personelin ifadeleri incelenerek kolaylıkla ortaya çıkarılabilir.
Eğer iddialar asılsızsa, bunun da belgeleriyle ortaya konulması gerekir.
Eğer iddialar doğruysa, sorumlular hakkında gerekli idari ve hukuki işlemlerin yapılması gerekir.
Kamuoyunun Beklediği Tek Şey: Açıklık
Ceza infaz kurumları kamuoyunun denetimine kapalı alanlar değildir.
Mahkumların özgürlüklerinin kısıtlanmış olması, onların insan onuruna uygun koşullarda yaşama ve haklarını arama hakkını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle Aksaray Açık Ceza İnfaz Kurumunda yaşandığı öne sürülen olayların üzerinin kapatılması yerine, iddiaların şeffaf biçimde araştırılması gerekiyor. Mahkumlar suçlarından dolayı cezalarını çekiyor olabilir. Ancak cezanın amacı insan onurunu ortadan kaldırmak değildir.
Asıl soru da burada ortaya çıkıyor: Bir mahkum hakkını aramak için dilekçe verdiğinde gerçekten tehdit ediliyor mu?
Günde yalnızca yarım saat su verildiği iddiası doğru mu?
Mahkumlar haftalarca banyo yapamıyor mu?
Sıcak havada saatlerce bekletiliyorlar mı?
Gölgede oturmak tutanak tutulması için yeterli bir gerekçe mi?
Bu soruların cevabını Aksaray kamuoyu bekliyor.
Aksaray Son Dakika olarak konunun takipçisi olacağız. Kurum yönetiminin, ilgili kamu kurumlarının ve yetkililerin konuya ilişkin açıklamalarını yayımlamaya hazır olduğumuzu da kamuoyuna duyuruyoruz.
Not: Haberde yer alan bilgiler, haber merkezimize ulaşan mahkum ve mahkum yakınlarının iddialarına dayanmaktadır. İddiaların kesinliği, yetkili makamların yapacağı inceleme ve açıklamalar sonucunda netlik kazanacaktır. Hakkında iddialar bulunan kişi ve kurumların cevap ve açıklama hakkı saklıdır.

Haber: AKSARAY SON DAKİKA Haber Merkezi
Aksaray’da alacak verecek meselesi nedeniyle meydana gelen silahlı saldırıda 2 kişi yaşamını yitirdi. Aksaray merkeze bağlı Gençosman köyünde meydana gelen olayda, iddiaya göre alacağını tahsil edemeyen 63 yaşındaki Osman B., Murat Evgin (47) ve Ali Selçuk’un (40) bulunduğu eve giderek tabancayla ateş açtı.
Aksaray’da alacak verecek kavgası
Edinilen bilgilere göre olay, Gençosman köyünde meydana geldi. İddiaya göre Osman B., alacaklı olduğu Murat Evgin ve Ali Selçuk’u telefonla arayarak parasını istedi.
Alacağını alamadığı öne sürülen Osman B., daha sonra evinden aldığı tabancayla iki kişinin bulunduğu adrese gitti. Evde yaşanan tartışmanın ardından tabancayla ateş açan şüpheli, Murat Evgin ve Ali Selçuk’u vurdu.
Silah sesleri köyde paniğe neden oldu
Silah seslerini duyan çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı kontrolde Murat Evgin ile Ali Selçuk’un hayatını kaybettiği belirlendi. İki kişinin cenazesi, Cumhuriyet Savcısının incelemesinin ardından otopsi işlemleri için Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.
Ekiplerden Operasyon
Silahlı saldırının ardından kaçan şüphelinin yakalanması için ekipler tarafından çalışma başlatıldı.
Kolluk kuvvetlerinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda, olayın şüphelisinin Osman B. olduğu tespit edildi. Aksaray merkezdeki ikametine operasyon düzenlenen Osman B., yakalanarak gözaltına alındı.
Soruşturma başlatıldı
Aksaray’da 2 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıyla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
Olayın kesin nedeni ve saldırının tüm ayrıntılarının yürütülen soruşturma kapsamında netlik kazanacağı öğrenildi.

Özel Haber: AKSARAY SON DAKİKA Haber Merkezi
Aksaray Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda yaşandığı öne sürülen su sıkıntısı, cezaevinde bulunan mahkûmlar ve mahkûm yakınlarının tepkisine neden oldu. Haber merkezimize ulaşan çok sayıda iddiaya göre, kurumda bulunan mahkûmlara gün içerisinde yalnızca yaklaşık yarım saat süreyle su verildiği ileri sürülüyor.
Mahkûm ve yakınlarının iddiaları doğruysa, yüzlerce kişinin yaşadığı bir ceza infaz kurumunda temel ihtiyaçların başında gelen temiz ve yeterli suya erişimin ciddi şekilde kısıtlanması, kamuoyunda cevap bekleyen çok sayıda soru ortaya çıkarıyor.
“GÜNDE YARIM SAAT SU VERİLİYOR” İDDİASI
Haber servisimize ulaşan mahkûm ve mahkûm yakınlarının ifadelerine göre, Aksaray Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda suyun gün içerisinde sınırlı sürelerle verildiği ve bazı iddialara göre mahkûmların günde yalnızca yarım saat su kullanabildiği öne sürülüyor.
İddiaların odağında ise kurumun başmemuru olarak görev yaptığı belirtilen R.Y. isimli personel bulunuyor.
Mahkûmların iddiasına göre, su vanalarının kapatıldığı ve suyun kontrollü şekilde verildiği ileri sürülürken, bu uygulamanın neden yapıldığı konusunda ise kurum yönetiminden kamuoyuna yansıyan açık ve tatmin edici bir açıklama bulunmadığı iddia ediliyor.
Burada cevap bekleyen en önemli soru ise şu:
Bir ceza infaz kurumunda yüzlerce insanın temel ihtiyacı olan suya neden bu kadar sınırlı erişim sağlanıyor?
YÜZLERCE MAHKÛM AYNI SORUNLA KARŞI KARŞIYA
Aksaray Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda kapasitesi üzerinde yaklaşık 400 mahkûmun kaldığı yönündeki bilgiler, iddiaların boyutunu daha da önemli hale getiriyor.
Yüzlerce kişinin aynı anda yaşadığı bir kurumda suyun uzun süre akmaması ya da gün içerisinde yalnızca kısa bir zaman diliminde verilmesi halinde;
– Kişisel temizlik,
– Tuvalet ve lavabo kullanımı,
– El yıkama,
– Çamaşır temizliği,
– Bulaşık temizliği,
– Ortak kullanım alanlarının hijyeni
gibi en temel ihtiyaçların nasıl karşılandığı sorusu gündeme geliyor.
Özellikle sıcak hava koşullarında suya erişimin ciddi şekilde kısıtlanması, iddiaların doğru olması halinde hijyen ve halk sağlığı açısından daha büyük bir risk oluşturabilecek nitelikte.
“UYUZ VAKALARI ARTIYOR” İDDİASI
Cezaevindeki su sorununun yalnızca günlük yaşamı değil, sağlık koşullarını da etkilediği ileri sürülüyor.
Haber merkezimize ulaşan iddialarda, kurumda bulunan bazı mahkûmların uyuz hastalığına yakalandığı öne sürülürken, vaka sayısına ilişkin ise birbirinden farklı rakamlar gündeme geliyor.
Bazı mahkûm ve yakınları 72 kişinin, bazıları ise 47 kişinin uyuz olduğu yönünde iddialarda bulunuyor.
Ancak söz konusu rakamların resmi makamlar tarafından doğrulanıp doğrulanmadığı bilinmiyor.
Bu nedenle başta Aksaray İl Sağlık Müdürlüğü olmak üzere ilgili sağlık ve ceza infaz kurumu yetkililerinin, iddiaları gecikmeden araştırması ve kamuoyuna açıklama yapması gerekiyor.
Çünkü burada mesele yalnızca “su ne zaman akıyor?” sorusundan ibaret değil.
Mesele, yüzlerce insanın temel hijyen ve sağlık koşullarına erişiminin yeterli olup olmadığıdır.
VANALAR NEDEN KAPATILIYOR?
Mahkûmların iddialarında özellikle su vanalarının kapatıldığı öne sürülüyor.
Eğer bu iddia doğruysa, kamuoyunun bilmek istediği çok sayıda soru bulunuyor:
Vanalar kim tarafından kapatılıyor?
Hangi gerekçeyle kapatılıyor?
Su kesintisi teknik bir arızadan mı kaynaklanıyor?
Kurumun su altyapısında bir problem mi var?
Kapasitesinin üzerinde 400 kişinin bulunduğu bir kurumda günlük su ihtiyacı nasıl hesaplanıyor?
Su kesintileriyle ilgili tutanak tutuluyor mu?
Mahkûmların temizlik ve hijyen ihtiyaçları nasıl karşılanıyor?
Ve en önemlisi:
Bu iddialarla ilgili bugüne kadar herhangi bir sağlık denetimi veya idari inceleme yapıldı mı?
MAHKÛMLARIN DA İNSANCA YAŞAMA HAKKI VAR
Cezaevinde bulunmak, bir kişinin temel insanî ihtiyaçlarından mahrum bırakılması anlamına gelmez.
Bir mahkûm özgürlüğünden yoksun bırakılmış olabilir. Ancak bu durum, onun temiz suya, hijyene ve insan onuruna uygun yaşam koşullarına erişim hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Bu nedenle Aksaray Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda yaşandığı ileri sürülen su problemi, sıradan bir altyapı sorunu olarak görülmemelidir.
Eğer yüzlerce mahkûma gerçekten gün içerisinde yalnızca kısa bir süre su veriliyorsa, bunun nedenleri açıkça ortaya konulmalı ve sorun derhal giderilmelidir.
“YARIM SAAT SU” İDDİASI ARAŞTIRILMALI
Mahkûmların ve yakınlarının iddiaları ciddi.
Ancak ciddi olan yalnızca iddiaların kendisi değil, bu iddiaların araştırılmaması halinde ortaya çıkabilecek sonuçlar.
Su yoksa hijyen yoktur.
Hijyen yoksa hastalık riski artar.
Hastalık riski varsa yüzlerce kişinin yaşadığı kapalı bir kurumda çok daha büyük sağlık sorunları ortaya çıkabilir.
Bu nedenle yetkililerin “iddia” deyip geçmemesi gerekiyor.
Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, ilgili sağlık kurumları ve diğer yetkili mercilerin Aksaray Kampüs Açık Ceza İnfaz Kurumu’ndaki su sorununu yerinde incelemesi, su kullanım kayıtlarını araştırması, varsa kesinti ve vana kapatma işlemlerinin gerekçelerini ortaya çıkarması ve sağlık iddialarını denetlemesi bekleniyor.
KAMUOYU CEVAP BEKLİYOR
Aksaray kamuoyu şimdi yetkililerden açık ve net bir açıklama bekliyor.
Aksaray Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda gerçekten günde yalnızca yarım saat mi su veriliyor?
Su vanaları kapatılıyor mu?
Yaklaşık 400 mahkumun su ihtiyacı nasıl karşılanıyor?
Uyuz vakaları var mı?
Varsa kaç kişi sağlık kontrolünden geçirildi?
Cezaevinde son dönemde herhangi bir hijyen ve sağlık denetimi yapıldı mı?
Ve en önemlisi;
Mahkûmların temel ihtiyaçlarına erişimi neden bu kadar tartışmalı hale geldi?
Aksaray Son Dakika olarak, yüzlerce mahkûmu ve ailelerini ilgilendiren bu ciddi iddiaların takipçisi olacağız.
Yetkililerin yapacağı açıklamalar ve gerçekleştirilecek incelemelerin sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Çünkü cezaevinin kapıları insanların dışarıdan sesini duymasına engel olabilir; ancak içeride yaşandığı iddia edilen sorunların kamuoyunun gündemine gelmesine engel olmamalıdır.
NOT: Haberde yer alan su kısıtlaması, vana kapatılması ve hastalık vakalarına ilişkin bilgiler, mahkûm ve mahkûm yakınlarının iddialarına dayanmaktadır. Söz konusu iddiaların kesinlik kazanması için yetkili makamlarca yapılacak inceleme ve resmi açıklamalar beklenmektedir.
Uyuz vakaları var mı?
Varsa kaç kişi sağlık kontrolünden geçirildi?
Cezaevinde son dönemde herhangi bir hijyen ve sağlık denetimi yapıldı mı?
Ve en önemlisi;
Mahkûmların temel ihtiyaçlarına erişimi neden bu kadar tartışmalı hale geldi?
Aksaray Son Dakika olarak, yüzlerce mahkûmu ve ailelerini ilgilendiren bu ciddi iddiaların takipçisi olacağız.
Yetkililerin yapacağı açıklamalar ve gerçekleştirilecek incelemelerin sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Çünkü cezaevinin kapıları insanların dışarıdan sesini duymasına engel olabilir; ancak içeride yaşandığı iddia edilen sorunların kamuoyunun gündemine gelmesine engel olmamalıdır.