
Özel Haber: AKSARAY SON DAKİKA Haber Merkezi
Cezaevlerinde bulunan yüz binlerce hükümlü ile ailelerinin yakından takip ettiği yeni infaz düzenlemesi için gözler Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çevrildi. Cezaevlerindeki yoğunluk, infaz sistemine ilişkin tartışmalar ve “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında yeni bir düzenleme yapılacağına yönelik siyasi açıklamalar, beklentileri yeniden artırdı.
Cumhur İttifakı içerisinde uzun süredir farklı başlıklarla gündeme getirilen infaz düzenlemesinin, yeni yasama döneminde ele alınması bekleniyor.
AKSARAY SON DAKİKA’nın siyasi kulislerden edindiği bilgilere göre, üzerinde çalışıldığı belirtilen yeni infaz düzenlemesinin Aralık ayı içerisinde TBMM gündemine getirilmesi planlanıyor.
Düzenlemenin kapsamı, hangi suçların yararlanacağı, infaz oranlarının nasıl değişeceği ve denetimli serbestlik süresinin kaç yıl olacağı ise henüz kesinleşmiş değil.
TBMM’nin 1 Ekim’de yeni yasama dönemine başlamasının ardından yoğun bir çalışma takviminin oluşması bekleniyor.
Yeni dönemin gündeminde yargı alanındaki düzenlemeler, kamuoyunda 13. Yargı Paketi olarak ifade edilen çalışmalar ve bazı milletvekilleri hakkında dokunulmazlığın kaldırılmasına ilişkin süreçlerin bulunması bekleniyor.
Meclis çalışmalarının ilerleyen döneminde ise cezaevlerinde bulunan yüz binlerce kişinin yakından takip ettiği infaz düzenlemesinin gündeme gelmesi bekleniyor.
Siyasi kulislerde özellikle Aralık ayı öne çıkarken, düzenlemenin ayrı bir kanun teklifi olarak mı yoksa kapsamlı bir yargı paketinin içerisinde mi Meclis’e sunulacağı henüz netleşmiş değil.
AK Parti kulislerinde yeni düzenlemenin geçmişte kamuoyunda “Covid yasası” olarak adlandırılan düzenlemeye benzer şekilde geniş bir kesimi ilgilendirebilecek bir model içerebileceği konuşuluyor.
Ancak kulislerde düzenlemenin bir af olmadığı özellikle vurgulanıyor.
Beklenen modelde cezanın tamamen ortadan kaldırılması yerine, hükümlünün cezasını ceza infaz kurumunda geçireceği sürenin yeniden belirlenmesi ve belirli şartları taşıyan hükümlülerin daha erken açık cezaevine veya denetimli serbestliğe ayrılabilmesi üzerinde duruluyor.
Bu nedenle düzenlemenin kamuoyunda “af niteliğinde olmayan infaz düzenlemesi” olarak tanımlanması bekleniyor.
Yeni düzenlemenin en kritik başlıklarından biri infaz oranları olacak.
Kulislerde çalışmaların 1/2 ve 3/4 şeklinde iki farklı infaz oranı üzerinden yürütüldüğü belirtiliyor. Bunun yanı sıra bazı suçlarda mevcut 3/4 oranının 2/3’e, bazı suçlarda ise 1/2’ye çekilmesi yönünde seçeneklerin değerlendirildiği ifade ediliyor.
Bu değişikliklerin hayata geçmesi halinde, düzenlemenin kapsamına girecek hükümlülerin cezaevinde kalacağı süre önemli ölçüde değişebilecek.
Ancak hangi suçta hangi oranın uygulanacağı, Meclis’e sunulacak kanun teklifinin ardından kesinlik kazanacak.
Düzenlemenin en çok merak edilen başlıklarından biri de kapsam dışında bırakılacak suçlar.
Siyasi kulislerde özellikle;
başta olmak üzere belirli suçların düzenleme dışında tutulabileceği konuşuluyor.
Ancak bu liste şu aşamada kesinleşmiş bir kanun metni değil. Dolayısıyla sosyal medya ve çeşitli platformlarda yayılan suç listelerinin resmi düzenleme olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Kulislerde üzerinde durulan bir diğer önemli başlık ise tahliye tarihinin öne çekilmesi.
Yeni düzenlemenin kabul edilmesi halinde, kapsam içerisinde kalan bazı hükümlüler açısından 3 yıl veya 5 yıla kadar daha erken tahliye imkanının ortaya çıkabileceği konuşuluyor.
Buradaki uygulamanın bütün hükümlülere otomatik olarak uygulanacak genel bir süre şeklinde olması beklenmiyor.
Suçun niteliği, suç tarihi, verilen ceza, infaz oranı, koşullu salıverilme tarihi, hükümlünün mevcut infaz durumu ve iyi hal değerlendirmesi gibi unsurların tahliye hesabında belirleyici olması bekleniyor.
Bu nedenle düzenleme yasalaşmadan önce yalnızca kulis bilgilerine dayanılarak kesin tahliye tarihi hesaplanması mümkün olmayacak.
Kamuoyunun merak ettiği bir başka başlık ise denetimli serbestlik süresi.
Siyasi kulislerde mevcut uygulamadaki sürenin artırılarak 3 yıla çıkarılması yönünde bir formül üzerinde çalışıldığı iddia ediliyor.
Bu formülün hayata geçmesi halinde, gerekli şartları taşıyan hükümlüler açısından cezaevinden daha erken ayrılarak kalan cezalarının toplum içerisinde, belirlenen yükümlülükler altında infaz edilmesinin önü açılabilecek.
Ancak 3 yıllık denetimli serbestlik henüz kesinleşmiş bir düzenleme değil. Nihai karar, TBMM’ye sunulacak kanun teklifinin içeriğine göre şekillenecek.
Yeni düzenlemede tahliye sürecinin yalnızca ceza süresine göre değil, hükümlünün cezaevi içerisindeki durumuna göre de değerlendirilmesi bekleniyor.
Kulislerde İdare ve Gözlem Kurulu’nun değerlendirmesinin tahliye süreçlerinde önemli bir unsur olarak korunacağı belirtiliyor.
Hükümlünün cezaevi içerisindeki davranışları, iyi hali ve ilgili mevzuatta aranan diğer şartların tahliye sürecinde önem taşıması bekleniyor.
Bu nedenle yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde aynı cezaya sahip iki hükümlünün, kişisel infaz durumları ve yasal şartlar nedeniyle farklı tarihlerde tahliye edilmesi ihtimali de bulunabilecek.
Kulislerde ayrıca ilk kez suç işleyen hükümlüler için farklı bir değerlendirme yapılması üzerinde durulduğu belirtiliyor.
Daha önce sabıkası bulunmayan, cezaevi içerisinde iyi hal gösteren ve yasal şartları taşıyan hükümlüler açısından daha erken tahliye imkanının genişletilebileceği konuşuluyor.
Böylece ilk kez suç işleyenlerle mükerrer suç işleyen kişilerin infaz süreçlerinin birbirinden ayrılması gündeme gelebilecek.
Ancak bu başlığın nasıl düzenleneceği de Meclis’e sunulacak teklif ile netleşecek.
Kamuoyunda yeni infaz düzenlemesi ile daha önce yapılan düzenlemeler zaman zaman birbirine karıştırılıyor.
Adalet Bakanlığı tarafından 2026 yılı başında yapılan açıklamada, önceki düzenlemeyle 31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyen bazı hükümlüler açısından kapalı cezaevinden açık cezaevine ve açık cezaevinden denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken ayrılma imkanı getirildiği belirtilmişti.
Bakanlık, bu düzenlemeden 38 bin 57 kişinin yararlandığını açıklamıştı.
Yeni infaz düzenlemesi beklentisi ise bundan farklı bir kapsam ve yeni bir infaz modeli tartışmasını içeriyor.
Yeni düzenlemenin kapsamının geniş olması halinde yalnızca cezaevlerinde bulunan hükümlüler değil, onların aileleri de doğrudan etkilenecek.
Özellikle tahliye tarihine birkaç yıl kalan hükümlüler açısından infaz oranları ve denetimli serbestlik süresinde yapılacak değişiklikler büyük önem taşıyor.
Ancak bugün itibarıyla düzenlemeden kaç kişinin yararlanacağı konusunda kesin bir sayı bulunmuyor. Bu sayı, ancak kanun teklifinin maddeleri ortaya çıktıktan sonra yapılacak hesaplamalarla netleşebilecek.
İnfaz düzenlemesinin Meclis’e sunulması halinde kamuoyunun merak ettiği birçok soru da yanıt bulacak.
Hangi suçlar kapsamda olacak?
Hangi suçlar kapsam dışında tutulacak?
İnfaz oranları kaç olacak?
Denetimli serbestlik süresi 3 yıla çıkacak mı?
3 veya 5 yıla kadar erken tahliye imkanı kimleri kapsayacak?
İlk kez suç işleyenlere farklı uygulama yapılacak mı?
İdare ve Gözlem Kurulu’nun değerlendirmesi nasıl uygulanacak?
Suç tarihi açısından hangi tarih esas alınacak?
Bu soruların tamamının cevabı, TBMM’ye sunulacak kanun teklifinin ardından netleşecek.
Siyasi kulislerde yeni infaz düzenlemesinin Aralık ayında Meclis gündemine getirilmesi beklentisi öne çıkıyor.
Şu an için üzerinde konuşulan başlıklar arasında 1/2 ve 3/4 infaz oranları, bazı suçlarda 2/3 uygulaması, 3 veya 5 yıla kadar erken tahliye ihtimali, denetimli serbestliğin 3 yıla çıkarılması, ilk kez suç işleyenlere yönelik farklı değerlendirme ve İdare ve Gözlem Kurulu’nun rolü bulunuyor.
Ancak söz konusu başlıkların kesinleşmesi için resmi kanun teklifinin TBMM’ye sunulması gerekiyor.
Yüz binlerce hükümlü ve ailesinin gözü şimdi Meclis’ten gelecek infaz düzenlemesinde.
AKSARAY SON DAKİKA, yeni infaz düzenlemesine ilişkin gelişmeleri yakından takip edecek; teklif TBMM’ye sunulduğunda kapsamını ve maddelerini ayrıntılı şekilde okurlarına aktaracak.
NOT: Bu haberde yer alan bilgiler, siyasi kulislerden edinilen ve kamuoyunda konuşulan iddia ve beklentilere dayanmaktadır. İnfaz düzenlemesinin kapsamı, uygulanacak infaz oranları, hangi suçların kapsam dışında kalacağı ve tahliye şartları henüz kesinleşmiş değildir. Resmî kanun teklifi TBMM’ye sunulduğunda düzenlemenin tüm detayları netlik kazanacaktır. Okurlarımızın, haberimizde yer alan bilgileri kesinleşmiş yasa hükümleri olarak değerlendirmemesi önemle rica olunur.

Toprak, Avrupa Konseyi’nin BRAVE 2026 Konferansı’na Katıldı
