
Özel Haber | AKSARAY SON DAKİKA Haber Merkezi
21 Temmuz’da yayınladığımız ”
Dinçer Görmezden mi Geleceksin” ve 31 Temmuz tarihinde yayınladığımız “Arkadaşlık mı, Mevzuat mı? Gözler Evren Dinçer’in Vereceği Kararda” başlıklı haberlerimizde Aksaray’da AKP’li Belediye Başkanı Evren Dinçer’in arkadaşı olduğu, Ali İhsan Karadal’a ait olan M.S. Karadal Apartmanının çatı katının ruhsat ve eklerine aykırı olduğu yönündeki iddialar, kamuoyundaki tartışmaların odağında kalmaya devam ediyor.
Haber merkezimiz tarafından gündeme getirilen iddiaların ardından, söz konusu yapıyla ilgili belediye tarafından herhangi bir resmî inceleme veya denetim yapılıp yapılmadığı, ruhsata aykırılık tespit edilmişse hangi idari işlemlerin uygulandığı ve konu hakkında ilgili kurumların kamuoyuna neden ayrıntılı bir açıklama yapmadığı merak ediliyor. İddiaların henüz yetkili kurumlar tarafından kesinleşmiş bir tespit olarak açıklanmadığının altını çizmek gerekirken, kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi için resmî makamların açıklama yapması beklentisi giderek artıyor.
Gözler Aksaray Valiliği’ne Çevrildi
Kamuoyunda tartışılan iddiaların ardından gözler Aksaray Valisi Murat Duru’ya çevrilmiş durumda.
Vatandaşlar, belediye tarafından yürütülmesi gereken imar işlemlerinin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin gerektiğinde ilgili idari mekanizmalar tarafından incelenmesini istiyor. Buradaki temel beklenti, herhangi bir kişi veya kuruma yönelik peşin bir suçlama yapılması değil; kamuoyuna yansıyan iddiaların yetkili makamlar tarafından objektif biçimde araştırılması ve ortaya çıkacak sonucun kamuoyuyla paylaşılması.
Eğer söz konusu yapının ruhsatına veya ruhsat eki projelerine aykırı olmadığı tespit edilirse, bunun resmî belgeler ve açıklamalarla ortaya konulması tartışmaların sona ermesine katkı sağlayabilir. Buna karşılık, mevzuata aykırılık bulunduğunun tespit edilmesi durumunda ise kanunun öngördüğü işlemlerin uygulanıp uygulanmadığının açıklığa kavuşturulması önem taşıyor.
Tartışmanın Merkezinde Çatı Katı İddiası Var
Kamuoyuna yansıyan iddiaların merkezinde, söz konusu binanın çatı katının mevcut yapı ruhsatına ve ruhsat eki projelere uygun olup olmadığı sorusu bulunuyor. Bir yapının ruhsata uygun olup olmadığı, yalnızca dışarıdan yapılan gözlem veya fotoğraflarla kesin olarak belirlenebilecek bir konu değil.
Bu nedenle tartışmanın sağlıklı biçimde sonuçlandırılabilmesi için yapı ruhsatının, onaylı mimari projenin, varsa tadilat ruhsatlarının ve ilgili belediye kayıtlarının incelenmesi gerekiyor. Asıl belirleyici olan da yetkili kurumların yapacağı teknik ve hukuki inceleme sonucunda ortaya çıkacak resmî tespit olacak.
3194 Sayılı İmar Kanunu Ne Öngörüyor?
İmar mevzuatında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların tespiti halinde uygulanması gereken çeşitli idari işlemler bulunuyor. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı tespit edilmesi halinde ilgili idarece mevzuatta öngörülen işlemlerin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu kapsamda, mevzuata aykırılığın tespit edilmesi halinde yapının mühürlenmesi ve yapı sahibine aykırılığın giderilmesi için kanunda öngörülen sürecin işletilmesi söz konusu olabiliyor.
Aykırılığın giderilmemesi veya yapının mevzuata uygun hale getirilmemesi halinde ise kanunda öngörülen diğer idari işlemlerin uygulanması gündeme geliyor. Öte yandan 3194 sayılı Kanun’un 42. maddesinde de ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılara ilişkin idari para cezaları düzenleniyor. Dolayısıyla burada kritik nokta, söz konusu yapıda gerçekten ruhsata aykırılık bulunup bulunmadığının yetkili idare tarafından resmî olarak tespit edilmesi.
“Ruhsata Aykırılık Var mı, Yok mu?”
Kamuoyunun temel sorusu aslında oldukça açık: Söz konusu çatı katı mevcut yapı ruhsatına ve onaylı projeye uygun mu? Eğer uygunsa, kamuoyunda gündeme gelen iddiaların resmî belgeler üzerinden açıklığa kavuşturulması bekleniyor.
Eğer aykırılık bulunuyorsa, bu aykırılığın ne zaman tespit edildiği, belediye tarafından hangi işlemlerin yapıldığı ve varsa alınan kararların neler olduğu da kamuoyunun bilmek istediği hususlar arasında. Bu nedenle tartışmanın sosyal medya veya söylentiler üzerinden değil, resmî belgeler ve yetkili kurumların açıklamaları üzerinden yürütülmesi önem taşıyor.
Belediye’nin Yapacağı Açıklama Kritik Öneme Sahip
İmar mevzuatının uygulanmasında belediyelerin önemli sorumlulukları bulunuyor. Bu nedenle gözlerin çevrildiği ilk kurumlardan biri Aksaray Belediyesi. Kamuoyunun belediyeden beklediği açıklamanın yalnızca “iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” şeklinde genel bir ifadeden ibaret olmaması; mümkün olduğu ölçüde yapının ruhsat durumu ve belediye tarafından yapılan işlemler konusunda somut bilgiler içermesi bekleniyor.
Özellikle; Yapının mevcut ruhsatı nedir?
Onaylı mimari projesi ile mevcut durum arasında fark bulunuyor mu?
Belediye ekipleri tarafından yerinde inceleme yapıldı mı?
Yapı hakkında herhangi bir tutanak düzenlendi mi?
Ruhsata aykırılık tespit edildi mi?
Tespit edilmişse hangi tarihte ve hangi işlem gerçekleştirildi?
Herhangi bir idari para cezası uygulanmış mı?
Yapı hakkında mühürleme veya başka bir idari işlem yapılmış mı? sorularının yanıt bulması, kamuoyundaki tartışmanın sona ermesi açısından önem taşıyor.
Belediye Başkanının Sorumluluğu Tartışılıyor
İddiaların bir diğer boyutunu ise Belediye Başkanı Evren Dinçer’in konuya ilişkin sorumluluğu oluşturuyor. Ancak burada hukuki açıdan önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Bir kişinin bir belediye başkanıyla arkadaş olduğu yönündeki iddia, tek başına herhangi bir hukuka aykırılığın veya ayrıcalıklı işlem yapıldığının kanıtı değildir.
Benzer şekilde, bir yapı hakkında ruhsata aykırılık bulunduğu iddiası da yetkili kurum tarafından yapılmış resmî tespit olmadan kesinleşmiş bir hukuki gerçek olarak değerlendirileme. Bu nedenle tartışmanın kişisel ilişkiler üzerinden değil, belgeler, ruhsat kayıtları, teknik incelemeler ve resmî idari işlemler üzerinden yürütülmesi gerekiyor.
Asıl Soru: Aynı Kurallar Herkes İçin Uygulanıyor mu?
Kamuoyundaki tartışmanın en önemli noktalarından biri de imar mevzuatının herkese eşit uygulanıp uygulanmadığı sorusu.
Bir yapıda ruhsata aykırılık tespit edildiğinde uygulanan hukuki prosedürün, benzer durumdaki diğer yapılar bakımından da aynı şekilde uygulanması hukuk devleti açısından önem taşıyor. Bu nedenle vatandaşların beklentisi herhangi bir kişiye yönelik özel bir işlem yapılması değil; aksine kişilere, makamlara veya sosyal ilişkilere bakılmaksızın aynı mevzuatın uygulanması.
İmar konusunda vatandaşların en sık dile getirdiği şikâyetlerden biri de benzer yapıların farklı uygulamalara tabi tutulduğu yönündeki algı. Bu nedenle söz konusu olayın açıklığa kavuşturulması, yalnızca tek bir yapı açısından değil, kamu kurumlarına duyulan güven açısından da önem taşıyor.
Valiliğin Rolü Nedir?
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu kapsamında valiler, il genelindeki kamu kurum ve kuruluşlarının mevzuata uygun şekilde çalışmasının gözetilmesi bakımından önemli yetkilere sahip. Ancak bu durum, valiliğin her imar işleminde belediyenin yerine geçeceği anlamına gelmiyor.
Belediyelerin görev ve yetkileri ile valiliğin mülki idare kapsamındaki görevleri birbirinden farklı. Bununla birlikte kamuoyuna yansıyan ciddi iddialar karşısında, gerekli görülmesi halinde ilgili kurumların inceleme ve denetim mekanizmalarının işletilmesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle kamuoyunun Vali Murat Duru’dan beklentisi, belediyenin görev alanındaki işlemlere doğrudan müdahale etmekten ziyade, gerekli görülmesi halinde iddiaların ilgili kurumlar tarafından incelenip incelenmediği ve kamu kurumlarının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirip getirmediği konusunda sürecin işletilmesi.
Bakanlık da Devreye Girebilir mi?
İmar ve yapılaşma konularında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın da çeşitli denetim ve inceleme yetkileri bulunuyor. Mevzuat çerçevesinde belediyelerin imar uygulamalarının denetlenmesi ve gerekli görülen durumlarda inceleme yapılması mümkün olabiliyor.
Bu nedenle yerel düzeydeki tartışmaların resmî bir incelemeye dönüşmesi halinde ilgili kurumların görev ve yetki alanları çerçevesinde süreç yürütülebilir.
Burada da temel mesele, herhangi bir kişi hakkında peşin hüküm oluşturmak değil; kamuoyuna yansıyan iddiaların teknik ve hukuki açıdan incelenerek sonucun ortaya konulması.
Kamuoyu “Resmî Belge” Bekliyor
Aksaray’da vatandaşların merak ettiği konu artık iddiaların sosyal medyada veya yerel basında tekrar tekrar gündeme getirilmesinden çok, resmî makamların bu iddialar karşısında ne yaptığı.
Kamuoyunda şu sorular yanıt bekliyor:
1. Söz konusu yapının yapı ruhsatı mevcut mu?
2. Çatı katı onaylı projeye uygun mu?
3. Belediye tarafından yerinde herhangi bir inceleme gerçekleştirildi mi?
4. İnceleme yapıldıysa herhangi bir aykırılık tespit edildi mi?
5. Aykırılık tespit edildiyse hangi idari işlemler uygulandı?
6. Yapı hakkında herhangi bir tutanak, mühürleme veya idari para cezası kararı var mı?
7. Daha önce konu hakkında belediyeye yapılmış bir başvuru veya şikâyet bulunuyor mu?
8. Valilik veya başka bir kamu kurumu tarafından konuyla ilgili inceleme talep edildi mi?
9. İddialar doğru değilse, bunu ortaya koyan resmî belgeler kamuoyuyla paylaşılacak mı?
“İddia Doğruysa Gereği Yapıldı mı?”
Kamuoyundaki tartışmanın düğümlendiği nokta da burada ortaya çıkıyor. Eğer söz konusu çatı katının ruhsata aykırı olmadığı resmî kayıtlarla ortaya konulursa, tartışmanın önemli ölçüde sona ermesi beklenebilir. Ancak ruhsata aykırılık bulunduğunun yetkili kurumlarca tespit edilmesi halinde ise bu kez başka bir soru gündeme gelecek:
Tespit edilen aykırılık hakkında kanunun öngördüğü işlemler uygulandı mı?
Eğer uygulandıysa, hangi tarihte hangi işlemin gerçekleştirildiğinin açıklanması kamuoyunun bilgi edinme hakkı açısından önem taşıyor.
Eğer herhangi bir işlem yapılmadıysa, bunun hukuki ve idari gerekçesinin de açıklanması bekleniyor.
İddialar Kesinleşmiş Bir Gerçek Değil
Önemli bir hukuki noktayı da tekrar belirtmek gerekiyor. Bir yapının ruhsata aykırı olduğu yönündeki haber veya iddia, tek başına kesinleşmiş bir hukuki tespit anlamına gelmez. Ruhsata aykırılığın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, ilgili yapı ruhsatı ve projelerin incelenmesi, yerinde teknik değerlendirme yapılması ve yetkili idarenin resmî tespitiyle mümkün.
Bu nedenle konuya ilişkin haberlerde de herhangi bir kişi veya kurum hakkında kesin hüküm ifade eden suçlayıcı ifadeler yerine, iddiaların ilgili taraflara sorulması ve resmî kayıtların ortaya konulması önem taşıyor.
Belediye, Karadal ve Valilikten Açıklama Bekleniyor
Kamuoyuna yansıyan iddialarda adı geçen Ali İhsan Karadal’ın da konuya ilişkin açıklama yapma hakkı bulunuyor. Aynı şekilde Belediye Başkanı Evren Dinçer ve Aksaray Belediyesi’nin de yapı ruhsatı ve belediye tarafından gerçekleştirilen işlemler konusunda açıklama yapması bekleniyor.
Kamuoyunun bir diğer beklentisi ise Aksaray Valiliği’nin, gerekli görmesi halinde ilgili kurumların konuya ilişkin herhangi bir inceleme veya denetim gerçekleştirip gerçekleştirmediği konusunda bilgi vermesi.
Tarafların yapacağı açıklamalar, kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesine katkı sağlayabilir.
Hukuk Devletinde Ölçü: Eşit Uygulama
İmar mevzuatı bakımından temel mesele, herhangi bir kişi hakkında özel bir işlem yapılması değil; kanunların herkes için aynı şekilde uygulanması. Bir vatandaşın yaptığı ruhsata aykırı yapı hakkında işlem uygulanıyorsa, benzer durumda bulunan başka bir yapı için de aynı hukuki prosedürün işletilmesi gerekir.
Aynı şekilde bir yapının mevzuata uygun olduğu tespit edilmişse, bunun da resmî belgelerle ortaya konulması vatandaşların kamu kurumlarına olan güvenini güçlendirecektir. Bu nedenle söz konusu iddiaların araştırılması, yalnızca adı geçen kişiler açısından değil, Aksaray’da imar mevzuatının uygulanmasına ilişkin kamuoyu algısı açısından da önem taşıyor.
Şimdi Gözler Resmî Açıklamalarda
Aksaray’da gündeme gelen iddiaların bundan sonraki sürecini belirleyecek olan, sosyal medya paylaşımları veya kulis bilgileri değil, yetkili kurumların yapacağı resmî açıklamalar olacak.
Kamuoyunun beklentisi açık:
İddia doğruysa hangi işlem yapıldı?
İddia doğru değilse bunu gösteren resmî belge nedir?
Belediye tarafından inceleme yapıldı mı?
Valilik tarafından herhangi bir denetim süreci işletildi mi?
Varsa yapılan incelemelerin sonucu ne oldu?
Bu soruların açık, şeffaf ve belgeli şekilde yanıtlanması halinde kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin önemli ölçüde giderilmesi mümkün olacak. Aksaray kamuoyu şimdi, başta Aksaray Belediyesi ve Aksaray Valiliği olmak üzere ilgili kurumlardan gelecek açıklamalara odaklanmış durumda. Çünkü hukuk devletinin gereği, iddiaların kimin hakkında olduğuna bakılmaksızın araştırılması ve sonuç ne olursa olsun kamuoyuna açık, şeffaf ve hukuka uygun biçimde açıklanmasıdır.

Aksaray’da Bürokraside Görev Değişimi
