
ASD HABER MERKEZİ
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir liseye düzenlenen silahlı saldırı, okullarda artan şiddet tehlikesini bir kez daha gözler önüne serdi. Okulun eski öğrencisi tarafından gerçekleştirilen saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis ve 1 kantin işletmecisi olmak üzere toplam 16 kişi yaralandı. Saldırgan ise olayın ardından intihar etti.
Yaşanan bu kan donduran olay, “okullar ne kadar güvenli?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Suça sürüklenen çocuk sayısı artıyor
Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, özellikle 15-17 yaş aralığındaki gençlerde suça yönelmede ciddi bir artış yaşandığını söyledi.
Cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlarda dikkat çekici bir yükseliş olduğuna işaret eden Dağ, “Veriler açıkça gösteriyor ki, çocuklar giderek daha fazla suçun içine çekiliyor” dedi.
Okullarda güven ve adalet zayıflıyor
Uzmanlara göre sorunun temelinde sadece bireysel davranışlar değil, sistemsel eksiklikler de var.
Okullarda yönetici, öğretmen ve öğrenci ilişkilerinin güven ve adalet temelinde kurulması gerektiğini vurgulayan Dağ, bu değerlerin içselleştirilmediği ortamlarda şiddetin kaçınılmaz hale geldiğini belirtti.
Rehberlik servislerinin yetersizliği de dikkat çeken bir diğer başlık. Uzmanlar, psikolojik danışmanlık birimlerinin güçlendirilmesi ve okullarda sosyologların aktif rol alması gerektiğini ifade ediyor.
Aile ile okul kopuksa sonuç ağır oluyor
Şiddetin sadece okulda başlamadığına dikkat çekiliyor.
Aile içindeki iletişim sorunlarının çocuklara doğrudan yansıdığını belirten uzmanlar, evde yaşanan dengesizliklerin okulda şiddet olarak ortaya çıkabildiğini söylüyor.
Aynı şekilde okulda şiddeti normalleştiren bir çocuğun, ileride sağlıklı bir aile kurmasının da zorlaştığına dikkat çekiliyor. Toplumsal kutuplaşma gençleri zehirliyor
Uzmanlara göre mesele sadece okul ya da aile değil.
Toplumda giderek artan kutuplaşma, öfke dili ve tahammülsüzlük, gençleri doğrudan etkiliyor. Güvensizlik ve öfke ortamında büyüyen çocukların şiddete yönelmesi ise sürpriz olmuyor.Siber zorbalık artık gerçek hayata taşınıyor
Dijital dünya da tehlikenin bir parçası.
Siber zorbalık ile fiziksel şiddet arasında güçlü bir bağ olduğunu belirten uzmanlar, internette zorbalık yapan bir çocuğun gerçek hayatta da şiddete başvurabildiğini vurguluyor.
Çözüm: Yargılamak değil anlamak
Uzmanlara göre çözüm sert cezalarla değil, doğru analizle mümkün.
Gençleri sadece suçlayan değil, onları anlamaya çalışan bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini belirten Dağ, “Toplumun geleceği bu gençlerin elinde. Sorunu görmezden gelmek değil, kökten çözmek gerekiyor” dedi.

Koçak Ailesinin Acı Günü
